| TTO GENEL KURUL ÜYELERİNE TTO
Yönetim Kurulu’nun geçmiş bir yıllık faaliyetleri ile ilgili değerlendirmemiz:
1-Eğitim:
Eğitim konusunda odamız üzerine düşenden fazlasını yapmış ve neredeyse bir eğitim kurumu gibi çalışmıştır. Keşke önceden beri ilkesel olarak sıcak bakmadığımız ilaç firmaları subvansiyonu, bu dönemde kurumsal hale gelmeseydi. Yine de emeği geçenlere teşekkür ederiz. Eğitim organizasyonunda dikkat çeken bir önemli husus Aile hekimleri derneği kurulur kurulmaz hemen organizasyonda adının yazılması ve açılışda yılların kurumları ile aynı seviyede yer verilmesi. Kaç tane dernek yöneticisi hangi emekle bunu haketmişlerdir. İşin ilginç yanı iki günlük çok sayıda eğitim etkinliğini organize edebilecek örgütlülüğe sahip olan dernek yöneticileri grev için çaba göstermeleri istendiğinde biz henüz kurulduk, örgütlü değiliz diyebilmişlerdir.
2-Meslek Etiği:
Tabip Odalarının kuruluş amacı ve birincil görevi mesleki etiğini korumaktır. Yazılı hukuki düzenlemelere bakılırsa, esasen bütün görevler bu çerçevededir. Önceki dönemlere kıyasla etik ihlallere müdahaleler kat be kat azalmıştır. Etik ihlallerde azalma olduğu söylenemeyeceğine göre etik duyarlılıkta azalma olduğu açıkça ortadadır. Resen hiç inceleme ve soruşturma yapılmadığı gibi, kurumların resmen üzerinize düşeni yapın şeklindeki yazılarına rağmen Odamız hiçbir işlem yapmamıştır. Bu güne dek etik konularda tavizsiz çalışan ve herkese ders veren örgütümüz, bu dönemde Sağlık Müdürü, Başhekim ve Valinin soruları karşısında yanıtsız kalmış, başımızı önümüze eğdirmiştir. Daha da vahimi başka meslektaşlarının hakkını yiyerek haksız kazanç temin eden meslektaşımızı savunmuştur. Sıralamaya uyulmayarak ismi kural dışı tekraren önerilen işyeri hekimlerinin kazanımları helal sayılmıştır. Ölçü kaçmış, terazi bozulmuştur. Bunların neticesinde Onur kurulu dosyaları önceki dönemlerdekinin beşte birinin altına düşmüştür. Etiğin yerine ikame edebileceğimiz başka hiçbir değer yoktur. Hakka ve hukuka uyan büyük çoğunluktaki meslektaşlarımızı korumanın en önemli yolu hak hukuk bilmeyen, etik tanımayan hekimleri onlardan ayırmaktır. İyiyle kötüye aynı muameleyi reva görürseniz, iyiyi de kötünün yanına itmiş olursunuz ve iyiyi de kötülüklerin hesabını vermek zorunda bırakırsınız.
3-İşyeri hekimliği Uygulamaları:
*İşyeri hekimliği uygulamaları Odamızın gündeminin ve işinin en az yarısıdır. Bu, yolunda gitmiyorsa odanın doğru yol aldığını söylemek olanaklı değildir.
*Yıllardan beri Türkiye'de örnek gösterilen Odamızın bu işi başından beri beceremeyen odalardan farkı kalmamıştır. 20 yıllık emek heba olmuştur. İşyeri hekimliğinin adilane dağılımının olmazsa olmaz koşulu olan sıralamaya uyulmayarak "bir bulanın" mucidi olunmuştur. "Kendi bulana verilir" mantığı ile hekimler kapı kapı fabrika aramak zorunda bıraktırılmış, hekimi olan işyerlerine bile ulaşılarak düşük ücretler teklif edilmiş ve "bir bulanlar" çokça işyerlerini "kaparlarken" ve binli sayıları geçerlerken, kurallara uyan insanların isimleri önerilmemiş ya da önerilecek doğru dürüst işyeri kalmamış ve aylarca işsiz kalan işyeri hekimleri yaratılmıştır. Hukuka uyan üst sırlardakiler, bazıları bir yıla yakındır işyeri edinemezken sıralamada en alttakiler bir kaç işyeri edinmiştir. Odanın iradesi kalmayınca, kamuyu tercih ederek işyerlerini bırakanların işyerleri ise yakın arkadaşlar arasında el değiştirmiştir. İradeden vaz geçilip serbest piyasa koşullarına teslim olununca ücret pazarlıkları artmış, işyerleri en fazla fiyat kıranın elinde kalmıştır. Asgari ücrette direnenler ise adeta açlığa mahkum hale getirilmişlerdir.
*İşyeri hekimliği hukukuna uymayanlara da hiçbir disiplin işlemi yapılmamıştır.
*Özetle, TTO yu yıllardan beri yücelten öne çıkaran iki değer olan etik ve iş hekimliğinde adalet ve hukuk artık yoktur. Oysa odamız, geçmiş 20 yılda verilen mücadeleyle onlarca insanın çok büyük emeği ile bu noktaya gelmiştir. Bir çoğumuzun dününde sadece örgütümüze verilen emek vardır. Ne de kolay çarçur edildi bu birikim, Size hakkımızı helal etmiyoruz. *Unutulmamalıdır ki kendi buldu diye işyeri verilen bundan şimdilik kazanç sağladığı için mutlu olan hekimler de dahil olmak üzere bütün işyeri hekimleri bu yanlış uygulamalardan orta ve uzun vadede zarar göreceklerdir.
4-Odanın emektarları odadan uzak tutulmaya çalışıldı.
Önerileri dikkate alınmadı. Hakları olan görevler dahi esirgendi, eleştiri ve uyarıları yok sayıldı. Odanın geçmişinde hiçbir elle tutulur işleri olmayan insanlar ise bu dönemde parmaklarını kaldırsalar dahi vitrine konuldu. *Yönetim kurulundan istifa etmek zorunda bırakılan arkadaşlara yönetim kurulunda görev yapmakta iken doğal hakları olan bilgiler verilmedi, bu konuda odadaki sekreterlere talimat verildi, kritik kararlar hep bu arkadaşların muhalefetine rağmen verildi. *Ayrıca, odanın geleneğine uygun olarak istediğimiz görevler verilmedi ya da ötelendi ve sürüncemeye bırakıldı. Mesela 14 Mart etkinlikleri, diğer örgütlerle ilişkilerde sorumluluk. Delegelerin GYK üyeliği gibi hukuken zorunu görevler dahi tevdii edilmedi.
Çalışmalarımız hiç sayıldı ya da bilinmez bir zamana ertelendi.: Örneklerse komisyon yönergesi, eğitim giderlerinin işverence karşılanması konulu yazı gibi çeşitli yazılar.. Yapacağımız işlerde zorluk çıkarıldı, önü kesildi. Örneğin işçi sağlığı sempozyumu için para yok denildi, ulusal işçi sağlığı kongresi yapma talebimiz işitmezlikten gelindi.
*Eleştiri ve uyarılarımız dikkate alınmadı, hep dediğim dedik denildi: Örneğin istifaların ardından diğer yönetim kurulu üyelerinin acilen seçime gidecek süreci başlatmaları büyük çoğunluk tarafından istenilmesine rağmen anlaşılmaz bir israrla yönetim devam ettirilmeye çalışıldı. Oysa o dönemde hemen seçime gidilseydi bu gün tartışmamız, güvenini tazelemiş yep yeni bir yönetim, yoluna sağlıkla devam ediyor olacaktı. Yine, etik ihlallere müdahale etmeleri için defalarca uyarmamıza rağmen hiçbir şey yapılmadı.
5-Diğer emek yanlısı örgütlerle işbirliği konusunda isteksiz davranılmıştır.
İnanılmadan yapılan işlerden ise doğal olarak verim alınamamıştır. Aynı isteksizlik TTBnin bazı merkezi eylemlerinde de kendisini göstermiştir. Bunun en son örneği Ankara’da görev gündemli odalarla yapılan toplantıda Odamızı temsil eden YK üyesinin göreve karşı "15 dakikada hasta bakmayı" önermesidir.
6-EDTTB tarihsel bir süreçle ifade edilebilir.
Bu çizgi onurlu bir mücadele hattıdır. Bu gün kadar dünümüzün de her anının hesabı verilebilir olmuştur. Bu hat esasen yalnızca evrensel hekimlik değerleri ile olaylara yaklaşmıştır. Bu anlayışla on yıl önce "hayata dönüş operasyonunun yanında olunmamıştır", bu gün aynı gereklilikle AKP nin sağlık politikalarına karşı yılmaz bir mücadele sürdürülmektedir. O günlerde TTB' ye hayata dönüş operasyonunun karşısında olduğu için ve evrensel hekim tavrı ile bu konudaki uluslararası hukuk ilkelerine uyarak ölüm orucuna zorla müdahale etmenin doğru olmadığını söylediği için veryansın edenlerin -ki o grupta Tekirdağ'dan da hekimler vardı ve bültene de bu günkü gibi yansıyan polemikler vardı-, bu gün bu operasyonun nasıl manüple edildiğini gördüklerinde ne dediklerini merak ediyoruz.
Sıraladığımız hatalar sebebi ile, yönetim kurulu üyelerimizi uyarma görevimizi defalarca yerine getirdik. Hiçbir sonuç alamadık. Meslek Odamızın geleceği için, bu uyarıyı bu kez de genel kurul tutanaklarına geçirmenin tarihsel bir görev olduğunu düşünüyor ve TTO'nun 16 Nisan 2011 tarihinde yapılan Genel Kurul'unda bu nedenle Oy kullanmayacağımızı Genel Kurul'un üyelerine saygıyla bildiriyoruz.
16.04.2011

|