pisture pisture pisture

 

"21 AralIk G(ö)rev eyleminde Çorlu Devlet Hastanesi'nde yapILDI.

"21 Aralık G(ö)rev eyleminde Çorlu Devlet Hastanesi'nde yapılan basın açıklamasına katılım yüksek oldu.

Diğer demokratik kitle örgütlerinin de desteklediği eylem saat:11.00 de gerçekleştirildi. "

BASIN AÇIKLAMASI

Biz buradayız.
Biz kim miyiz?
Bizler doktorlarız, dişhekimleriyiz, eczacılarız, hemşireyiz, ebeyiz, teknisyeniz, sağlık taşeroncularıyız; bizler sağlıkçılarız.

Neden buradayız?
Çünkü mutsuzuz
Çünkü endişeliyiz

Peki neden mutsuzuz endişeliyiz?
Çünkü sağlık bakanımız ve başbakanımız tarafından aşağılanıyoruz, azarlanıyoruz. hak ettiğimiz saygıyı görmüyoruz. Onların gözünde en ufak bir değerimiz yok. Bunun için mutsuzuz. Bu değersizleştirme o kadar büyük ve etkili ki artık her gün birimiz darpediliyor, yaralanıyor hatta ölüyoruz. Bunun için endişeliyiz.
Geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı operasyonu ile hızla kanun hükmünde bir kararname çıkarttılar.
Bu kararname ile ne mi oldu?
Biz sağlık çalışanları artık sözleşmeli olduk. Yani iş güvencemiz kalmadı. Bir yandan hastalarımızla ilgilenirken diğer yandan işimizi kaybetme düşüncesi içindeyiz. Bunun için mutsuzuz, endişeliyiz. Üstelik demokratik ülkelerde olan grev hakkımız da yok. İş güvencesi istiyoruz. Bu kararname ile artık devlet hastanelerini, yani bizleri doktor olmayanlar yönetebilecek. Nitekim iki gün önce Kayseri’de devlet hastanelerinin başına eski bir vergi müdürü getirildi. Bizim sorunlarımızı bir vergi müdürü nasıl anlayacak? Acaba Tekirdağ’da da bir hukukçu ya da bir işletmeci mi gelecek başımıza? Yoksa amaç sorun gidermek değil de kar etmek mi?Genel sekreter dedikleri bu kişilere öyle çok yetki vermişler ki; hastanemizi satabilirler, bir bölümünü ya da tamamını kapatabilirler. O zaman biz sağlık çalışanları ve hastalarımıza ne olacak? Endişeliyiz, mutsuzuz.

Birliğimizi işlevsiz hale getiriyorlar. Bizleri isterlerse mesleğimizden men etme yetkileri var. Bu yetkiyi kötüye kullanma olasılığı bizi mutsuz ve endişeli ediyor.

Aldığımız temel ücret çoğu zaman üniversite eğitimi almamış birçok kişiden daha az. Hak ettiğimiz temel ücreti almak istiyoruz. Bu temel ücretin emekliliğimize de yansımasını istiyoruz. İnsanca bir çalışan, insanca bir emekli yaşamı sürdürebilecek sabit bir ücret istiyoruz. Performans nedeniyle arkadaşlarımızla iş yeri barışımızın bozulmasını istemiyoruz. Bunlar da bizi mutsuz ve endişeli ediyor.
Bazılarımız günde 150-200 hasta muayene etmek zorunda kalıyoruz. Oysa her hastaya hiç olmazsa 10-15 dakika ayırabilmek istiyoruz. Hata yapmak istemiyoruz. Biz de hastalarımız da mutlu olalım istiyoruz. Oysa biz de hastalarımız da mutsuzuz.
Ücretsiz denilen sağlık hizmetinde giderek katkı payları, katılım payları adı altında artan paralar ödeniyor. Bizler de hasta olabiliyoruz.Bu durum bizi endişelendiriyor, mutsuzuz.
Tıp fakültelerinde hoca kalmadı. Başbakanımız bile istifa etmiş bir hocamızı getirterek ameliyat oldu. Ona acil şifalar dileriz. Ya bizler hastalanırsak, tıp fakültelerine gidersek…Acaba hoca bulabilecek miyiz?Biz de istersek hocalar istediğimiz hastaneye gelecekler mi? Korkuyoruz, endişeliyiz, mutsuzuz. Parası olanlar özel hastanelere gidiyorlar. Ya paramız yoksa? Ölelim mi? Endişeliyiz,mutsuzuz.
İşte bu mutsuzluk ve endişelerimizi halkımızla paylaşmak, sesimizi duyurmak için buradayız.

Bazıları bilmese bile bizler çok değerli sağlık çalışanlarıyız.
Lütfen sesimize kulak verin.

Mutsuzuz
Endişeliyiz
Ama artık ÖFKELİYİZ de….

TEKİRDAĞ TABİP ODASI

 

 

pisture

Tekirdağ Tabip Odası

`Beni Türk hekimlerine emanet ediniz` Mustafa Kemal ATATÜRK

                  aa         a         a